Konusu
Felsefe ve din: bu ikisinin bir diğeri karşısındaki konumu nedir? Her ikisi de hakikat arayışı içinde insana yardımcı olma iddiasında olduğuna göre nasıl oluyor da biri diğerini ortadan kaldırmaya çalışıyor ya da beriki öbürünü susturmaya kalkışıyor? Kalabalıkları felsefi olarak aydınlatmak mümkün müdür? Mecaz ihtiyacı böyle bir aydınlatma imkansızlığından mı kaynaklanmaktadır? O halde aradaki fark, birinin saf hakikat, diğerinin o hakikatin mecaza büründürülmüş ifadesi olmasından mı ibarettir? Eğer böyle ise avamın dilinde mecazın hakikate "inkılap etmesi" ne anlama gelir?
Din üzerine Quiz
15 soruluk ücretsiz quiz — ne kadar biliyorsun?
Bu kitabı okuyanlar şunları da okudu
Okumaya ve Okumuşlara DairArthur Schopenhauer
Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine: Toplu Eserleri - 2Arthur Schopenhauer
Felsefe Tarihinden Kesitler: Toplu Eserleri - 14Arthur Schopenhauer
Bilmek ve istemekArthur Schopenhauer
İnsan Doğası ÜzerineArthur Schopenhauer
Kant Felsefesi Eleştirisi: Toplu Eserleri 20Arthur Schopenhauer
Aşka ve kadinlara dairArthur Schopenhauer
Akıl SağlığıArthur Schopenhauer
GÜZELİN METAFİZİĞİ: Sanatın ve Güzelin SırlarıArthur Schopenhauer
Üniversiteler ve FelsefeArthur Schopenhauer
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer
Ölümün anlamiArthur Schopenhauer
perLibre'de takip et
Okuduğun kitapları, izlediğin film ve dizileri tek yerde tut. Ücretsiz.